Sanat-Doğa-İnsan

Sanat-Doğa-İnsan

HavaSuPark Bungalow'da üçüncüsü gerçekleştirilen HSPA HAVASUPARK SANAT BULUŞMALARI'nın serüvenini organizasyona ev sahipliği yapan ressam ve yazar Nur Sağlamer'e sorduk. Kendi kaleminden anlattıklarını Alakır Dergisi olarak size aktaralım istedik.

2004 yılından bu yana, kurduğumuz ve işletmesini yaptığımız HavaSuPark Otel’de kültür ve doğa turizmi yapmak üzere yola çıktık.

Bu süreçte bir şeyin eksikliğini hissediyorduk. Bu eksiklik,   bulunduğumuz bölgeye, şehre hatta ülkemize nasıl daha faydalı oluruz duygusuydu. Ve bu duygunun verdiği ivme ile doğayı korumak için, hem kendimizi hem çevremizi sürekli eğitmeye, öğrenmeye ve öğretmeye çabalıyorduk. Bunun yanı sıra kültürümüzü yerli, yabancı konuklarımıza anlatmaya, yaşatma gayretindeydik. Ama bir şey eksikti.  Evet, yöresel ürünlerle yemeklerimizi yapıyoruz, eski yemeklerimizi yeniden hayata sokuyor herkese tarifini veriyor ya da mutfakta konuklarla birlikte yapıyoruz, konuklarımıza bölgenin tarihini, efsanelerini anlatıyoruz, ama yine bir şey eksikti. Ve sonunda bulduk. Ve hemen bu eksikliği kapatmak için harekete geçtik. Bu eksiklik SANAT BULUŞMALARI idi. Ne yapmalıydık, nasıl yapmalıydık? Konunun uzmanlarıyla konuştuk, kendi şartlarımızı düşündük, nasıl en güzelini yaparız diye düşündük. Sonuç mu? Mayıs ayında HSPA 2018 ile ULUSLARARASI HAVASUPARK SANAT BULUŞMALARI’NIN üçüncüsünü gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz şimdi. Sırada dördüncü, beşinci, onuncu, yirminci bekliyor.

Sanat Buluşmalarını yapmak kolay mı diye soracak olursanız cevabımız kesinlikle HAYIR. Güzel mi diye sorarsanız cevabımız kesinlikle EVET.

Önce neden HAYIR onu açıklamak gerek. Aylar öncesinden çalışmalar başlıyor. Kimleri davet edeceğiz. Gelecek sanatçıların sanatsal geçmişleri, tarzları, üretim süreçleri vs. Belirlediğimiz tarihte uygunlar mı? Gelebilecekler mi? Gibi.

 Sanatçıların üretim için ihtiyaçları. Sanatsal malzemelerin temini,

Sanatçılarımızı nasıl ağırlayacağız? Nereleri gezdireceğiz. Bölgemizin tanıtımını yapmamız önemli bir konu… Ne yedireceğiz, ne içireceğiz? Bu ve bunun gibi sıkı bir ön çalışma gerekiyor.

Masraflı ve yorucu bir süreç bu.

 Şimdi de neden EVET bunu açıklamak gerek. Ülkemizden, dünyanın dört bir tarafından gelen değerli sanatçılarımızla birlikte sanatsal üretime geçmeye başladığımızda önceden yaşadığımız bütün yorgunluklar bitiyor. 10 gün boyunca tek bir konumuz var artık: SANAT. Sanat üretiyoruz, sanat konuşuyoruz, sanatla yatıp, sanatla kalkıyoruz. Hepimiz birbirimizden bir şeyler öğreniyoruz. Açık atölye günlerimizde dışarıdan, sanata gönül vermiş, sanatla uğraşan, amatör ya da profesyonel sanatçılarla birlikte çalışıyoruz. Sohbet ediyoruz. Çocuklara özel günler ayırıyoruz. Okullardan öğrenciler geliyor onlarla çalışıyoruz. Ve çocuklardan çok şey öğreniyoruz. Okullarda paneller düzenliyoruz, çocuklarla sanat üzerine konuşmalar yapıyoruz. Hepimiz mutlu, mesut dünyanın renklerini yaşıyoruz, yaşatıyoruz. Çalışmalarımız bitince sıra sergilere geliyor. Sergiler sanatçılar için konuklar için ayrı bir heyecan. Sergilerden sonra hepimiz ayrılma vakti geldiği için üzülüyoruz ama ayrılan sadece bedenlerimiz, sanatta her zaman beraberliğimiz sürüyor.

İnsanlara özellikle çocuklara sanatla dokunmanın mutluluğu ise hiç bitmiyor.  

Nur Sağlamer

 

Konular

© Copyright-2018 Tüm Hakları Saklıdır - Alakır Dergisi